22 Ağustos 2011 Pazartesi

TADİLAT

Sonunda kaçak bulundu.Banyo tesisatındanmış.Ama banyodan salona , salondan mutfağa doğru yoluna devam etmekte hiç sakınca görmemiş.Bu duruma isyan eden fayanslar en sonunda kabarıp yerlerinden çıktılar.Ya kitaplığıma ne demeli : ( ...Tam bir hafta sürecek ustaların çalışması.Ev inşaat alanı gibi.

Bu süreçte evdeyim, ustaların başında.Hazır tadilat varken evde; 10 yıldır kullandığım ve artık renginden sıkıldığım mutfak dolaplarımda boyanıyor.10 yıldır evdeki tüm dolaplar mavi, koltuklar lacivert, ofisteki tüm dolaplar mavi, sandalyeler mavi, perdelerde mavi detaylar .....Artık yeter.Bakalım nasıl olacak, merak içindeyim.Yalnız evde tadilat çok zor, çooookkk.Neyse ki sorun çözüldü.İşte bu yüzden hiç şikayetçi değilim.Kitaplığım kurtuluyor ne de olsa:)

Bu arada mutfaktan çıkanlar şöyle:

 Zeytinyağlı biber dolması

Vişneli Cheesecake 

Truff

Güllaç

 mini mini poğaçalar

 ve hep çatlayan pastam

Tarifler en kısa zamanda huzurlarınızda olacak arkadaşlar, iyi haftalar.                                

Yazar caferengigul.blogspot.com

17 Ağustos 2011 Çarşamba

BİR EKMEK MASALI

Bir ekmek masalı bu yıllardır emek verilen, anlatılan ,okunan ve en sonunda en güzeline ulaşılan.Kadim zamanlardan kalma, basit ama değerli bir tarif...

Unun suya kavuşmasıdır ilk ve büyük adım.Sonrası sabırdır, ısıdır.Bence en çok da aşktır.


Aşkla beklemeyi bilirsen, özgürsen ve özgür bırakabiliyorsan kabarır da kabarır mayan


göz göz olur yüreği aşkından.

Sonrası dinginliktir; maya ile unun buluşması...



Sabır gerekir büyümek, olgunlaşmak için.


Ve ateş gerekir; aşk odunda yanmak, hamlıktan sıyrılmak için


"Tamam oldum" dersen yazıktır onca emeğe.


Katık gerekir elbette her aşka                                



Ekmeğin ki bir parça tereyağında...

Ve hayat tüm sırrıyla ekmeğin özünde gizlidir, görmeyi bilen yüreklere.


Yazar caferengigul.blogspot.com

15 Ağustos 2011 Pazartesi

SAÇAKLI SANDVİÇLER

Pek severim ben kendilerini.Fırsat buldukça ve tabi kalmışsa; fırından alırım.Malum yaz aylarındayız ve Bodrum çok kalabalık çokkkkk.......... :( Hiç bir şey kalmıyor.Hafta sonu fırtınalı geçince sabah denize girmek mümkün olmadı.Kahvaltıya sıcacık saçaklı sandviçler hazırlandı böylece, ev ahalisi derin uykudayken.


Malzemeler

- 1 çay bardağı ılık süt
- 1 çay bardağı ılık su
- 1/2 çay bardağı sıvı yağ
- 1/2 paket yaş maya
- 1 yumurta
- 3 su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 çorba kaşığı toz şeker

İç Malzeme

- 100 gr labne ya da beyaz peynir
- 50 gr rendelenmiş kaşar
- 3-4 dal ince kıyılmış maydanoz


Yapılışı
  1. Unu yoğurma kabına alın.Toz şeker ve tuzu ekleyip karıştırın.Ortasını açın.
  2. Yaş mayayı ılık sütün içinde çözdürün.
  3. Ortasını açmış olduğunuz yoğurma kabına yumurta akını, ılık suyu, sıvı yağı ve mayalı sütü ilave edip yoğurun.Ele yapışmayan bir hamur oluyor.
  4. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, oval şekil verin ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine,  2 parmak  aralıklarla dizin.10 dk dinlenmeye bırakın.
  5. Üzerlerine az sıvı yağla karıştırılmış yumurta sarısını sürüp, 190 dereceye ısıtılmış fırında 15 dk pişirin.
  6. Fırından çıkardığınız sandviçler ılıyınca yanlarından kopmayacak şekilde kesin.İçlerine labneyi ya da ezilmiş beyaz peyniri sürün.Kenarlarından biraz taşırın , rendelenmiş kaşar peynirine ve kıyılmış maydanoza bulayın.Servis tabağına alıp, bir bardak çayla afiyetle tüketin.


                            
  hııımmmmm....biri labne mi dedi?bana da, bana da....



Yazar caferengigul.blogspot.com

4 Ağustos 2011 Perşembe

PATATES YATAĞINDA DOMATES SOSLU KÖFTE

Ne yesek,  ne yesek diye düşünüp durduğumuz bir anda kendiliğinden ortaya çıkıverdi bu yemek.Önceden hazırlayıp dondurucuya attığım köfteler az olunca doyabilmek adına önce patates çıktı meydane.Eşimde domatesli köfteyi pek sever; üstüne sos olarak geldi kondu fesleğenli domates.Malum havalar çok sıcak olunca yoğurtsuz öğün olmuyor, köftelin altına koyuverdim bende az biraz  veeeeee çok şık bir tabak çıktı ortaya.Şık ve leziz.




Malzemeler


- 125 gr yağsız kıyma
- 3-4 dal maydanoz
- 3-4 dal dereotu
- 1 çay kaşığı karabiber
- 1 çay kaşığı pul biber
- 1 çay kaşığı kimyon
- tuz
- 2 adet patates
- 2 adet domates
- 3 diş sarımsak
- 2 dal taze fesleğen
- zeytinyağı
- 4 çorba kaşığı katı yoğurt

Yapılışı

  1. İnce ince doğradığınız maydanoz ve dereotunu, karabiber, pul biber, kimyon ve tuzu kıymaya ekleyip yoğurun.Ceviz büyüklüğünde köfteler hazırlayın.Bu ölçülerle 18 adet minik köfte çıkıyor.
  2. Julyen doğradığınız patatesleri yağda kızartın.
  3. Hazırlamış olduğunuz köfteleri de az yağda kızartın.
  4. Sos tavasına 1 yemek kaşığı zeytinyağı koyun ,sarımsakları rendeleyip kavurun.
  5. Domateslerin kabuklarını soyup, küp küp doğrayın ve sos tavasına alın.İnce ince kıydığınız fesleğeni de ekleyip, domatesler diriliğini kaybetmeden ocağın altını kapatın.
  6. Servis tabağına aldığınız kızarmış patateslerin  ortasını açarak 2 yemek kaşığı yoğurt koyun.Üstüne 9 adet köfteyi yerleştirin ve fesleğenli domates  sosu dökün.Afiyet olsun.
NOT: Ölçüler 2 porsiyon içindir.



Yazar caferengigul.blogspot.com

18 Temmuz 2011 Pazartesi

ÇİLEKLİ KEK

Evde kalan çilekleri bozulmadan tüketmek için hazırladığım bir tarif.Çok da leziz oldu.Ancak çileğin kilosu 8 TL' yi bulunca değil kek yapmak, bu yıl çilek reçelini nasıl yaparım diye kara kara düşünür oldum.Sizce de çok pahalı değil mi? 



Malzemeler
- 3 yumurta
- 1,5 su bardağı şeker
- 2 su bardağı ezilmiş çilek
- 1/2 su bardağı sıvı yağ
- 2 tatlı kaşığı labne
-1 kahve fincanı buğday nişastası
- kabartma tozu
- vanilya
- 1 su bardağı damla çikolata
- un



Yapılışı

  1. Yumurta ve şekeri mikserde 5 dk çırpın.
  2. Sıvı yağ, labne ve önceden blendırdan geçirmiş olduğunuz 2 su bardağı çilek ezmesini ekleyip,mikserle çırpmaya devam edin.
  3. Azar azar elenmiş unu ,vanilya ve kabartma tozunu da ekleyin.Kıvamı normal kek kıvamından daha koyu olsun, ancak akışkanlığını  kaybetmesin.
  4. Karışımı yağlayıp unladığınız kek kalıbına dökün.Üzerine damla çikolatayı serpiştirin ve kaşık yardımıyla hafifçe karıştırın.
  5. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 1 saat pişirin.Kekiniz soğuyunca servise hazırdır.
Not: Dilerseniz keki krema ya da çikolata sosu ile servis yapabilirsiniz.

Yazar caferengigul.blogspot.com

12 Temmuz 2011 Salı

YENİDEN DOĞMAK

Belki de en büyük hatamız "güneşi üzerimize doğurmak". Bu gün sabah 5 de uyandım, öylesine.Her zaman yaptığım gibi " aman daha erken yat uyu" demedim bu gün.Kalk dedim, bak etrafına henüz kirlenmeden, henüz gürültülenmeden...İnsanoğlu uyanmadan daha.Öyle güzelki, öyle sakin, dingin, umut dolu, mis kokulu,...


Maalesef hep güzelliklerden, iyilerden ibaret değil hayat.Bize de gösteriyor o sevimsiz yanını zaman zaman.Ve işte tam da böyle anlarda bazen insan kırılıyor, insan olduğu için kendinden utanıyor.İNSAN sözcüğünün kelime anlamı dışında bir insanoğlu var ki;  ya ben İNSAN değilim,  ya da onlar!Karamsarlık, eski zamanlara özlem, ıssız bir adaya kaçma isteği....uzayıp gidiyor bu liste, ta ki bu sabah 5 de kalkıp yaşadığım şehrin benim sevdiğim halini görene dek...


Bence HUZUR bu görüntüde gizli.


Bu kaktüsün açmak için güneşi beklemesinde UMUT var.



İşte bu GÜZELLİK.


SEVGİ...


 Ve tam bir yaz kahvaltısı,  yeniden doğmak için.

Yazar caferengigul.blogspot.com

5 Temmuz 2011 Salı

BALLI TAHİNLİ EKMEK VE ŞERO


Bir haftadır tadımız tuzumuz yoktu.Şeromuz hastaydı.2 gündür daha iyi.Yüksek ateş ve iştahsızlıkla başladı hastalığı.Tam 5 gün ne mama yedi, ne de bir yudum su içti.Üstelik ateşi hiç düşmedi.Her gün yediği iğneler cabası.En sonunda serum bağlandı (2 gün) kendilerine ve iğnelerinin dozu arttırıldı.Bu süre içinde yavaş yavaş düzelmeye başladı.Artık ateşi normal, yemek yemek için çaba sarfediyor.Eskisi kadar iştahlı olmasada zamanla düzelir.İğnelere devam.Teşhis viral enfeksiyon.Yapılan kan tahlillerinde şekeri çok yüksek çıktı.Bakalım onun için ne yapılacak.Evimin neşesi yerine geldi, Şero iyileşmeye başlayınca.Kapılarda karşılanmaya başladık artık, ne mutlu bize.


Bu gün evde ilaçlama vardı.Şero ofise geldiiiii.Çok çalıştı çokkkkkkkk:)

Mutfaktaki bal kavanozlarının dibinde azar azar kalmış ballarım ve bir de tahin bolluğu olunca aklımdan bu tarif geçti.İyiki de geçmiş, öyle güzel oldu ki tabağa alıp da fotoğraflama fırsatım olmadı.



Malzemeler


- 1/2 kg beyaz un
- 1 paket instant maya
- 5 çorba kaşığı toz şeker
- 1 çay kaşığı tuz
- 300 ml ılık süt
- 20 ml zeytinyağı
- 1 çay bardağı bal
- 1 çay bardağı tahin
- 1 çay bardağı dövülmüş ceviz

Yapılışı

  1. Un, şeker, tuz ve mayayı yoğurma kabına alıp, karıştırın.
  2. Ortasını havuz gibi açıp, ılık süt ve zeytinyağını ekleyip yoğurun.Ele yapışmayan bir hamur olmalı.
  3. Güzelce yoğurduğunuz hamurun üstünü örtüp, 2 katına ulaşana kadar mayalanmaya bırakın.
  4. Bir kasede bal ve cevizi karıştırın.
  5. Mayalanmış olan hamuru unlanmış tezgahta merdane yardımıyla açın.Yaklaşık 1 cm kalınlıkta olsun.
  6. Açmış olduğunuz hamurun içine tahini sürün ve rulo yapın.
  7. Hazırlamış olduğunuz ruloyu 3-4 cm kalınlığında parçalar halinde kesin.Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine dizin.
  8. Üzerlerine ballı karışımı döküp, 180 dereceye ısıtılmış fırında 20 dk pişirin.Afiyet olsun.



Yazar caferengigul.blogspot.com