Yazar caferengigul.blogspot.com
4 Haziran 2012 Pazartesi
1 Haziran 2012 Cuma
MENEMEN
Tabi ki Hecha'da pişmiş:)
Efendim ; şöyle irice bir baş soğanı yarım halka doğruyoruz.Hechamızı güzelce ısıttıktan sonra zeytinyağı ile dibini kaplıyoruz.Soğanlar , bir miktar tuz ve azıcık şekeri tavaya alıp renginin kahverengiye dönmesini bekliyoruz.
Bu arada boş durmayıp yeşil biber ve domatesleri doğruyoruz, irice.Ama lütfen biraz zahmete girip domateslerin kabuğunu soyalım.Çünkü kabuklu güzel olmuyor : (
Kahverengiye dönmüş soğanların üzerine yatırıyoruz yeşil biberleri ve 1-2 diş taze sarımsağı.Biraz kızarınca ama kesinlikle diriliğini kaybetmeden domatesleri ekliyoruz.Bırakınız domatesler suyunu bıraksınlar , rahatlasınlar ve o mis gibi kokuları mutfağa yayılsın.
Yumurtalar için tavada küçük çukurlar açın ve bu çukurlara yerleştirin sapsarı köy yumurtalarını.Ocağın altını kapatın ve doğranmış maydanoz, pul biber,taze çekilmiş karabiber ile tamamlayın menemeninizi.
Sonra hiç saymadan kaç dilim ekmek yediğinizi batırın güzelce menemene ve keyfine vara vara, afiyetle yiyi verin gari ; bahçede, balkonda ,ya da pencerenin önünde...
Yazar caferengigul.blogspot.com28 Mayıs 2012 Pazartesi
PAZAR KAHVALTISI
Bu gün sizleri çok ama çok güzel bir yere götürmek istiyorum.Ben pazar sabahımı bu incelikli mekanda geçirdim.Ne keyifti ama.
Ruhunuzu dinlendirmeye, gözünüzü bayram ettirmeye ve midenizi şenlendirmeye bu kapıdan giriyorsunuz efendim.
Burası tıpkı bir masal diyarı ; gözünüzün gördüğü her yer çiçek, küçük dokunuşlarla iki hanım masalı gerçeğe çevirmiş.
Bence detayları bu denli özenilerek hazırlanmış bir mekanın lezzeti en az görseli kadar güzeldir.Ya sizce?
Kahvaltı masasından bir görüntü.Ama sanmayın ki hepsi bu.Ben yemekten çoğunu çekmeyi unutmuşum.Neyse bir gün sizlerinde yolu Yalıkavak'a düşerse , kendi gözlerinizle görürsünüz benim anlatamadıklarımı.
Bu sofrada görmüş olduğunuz zeytinler, reçeller, kurabiyeler,...el yapımı efendim.Öyle gidip marketlerden alınıp süslenip önünüze koyulmuyorlar, benden söylemesi:)
Tazecik zeytinyağlı yaprak sarma...
Soframıza çıtırtısıyla birlikte geliveren su böreği...
Bu tabaktakiler de zamanında bahçeden toplanmış ve reçele dönüşmüşler:)
Biz kahvaltımızı yaparken altta fotoğrafını göreceğiniz ocakta kızartılan biberler...Daha neler neler...
Bodrum da kahvaltı bazlamasız yapılmaz...Sıcacık bazlama, mis kokulu köy tereyağıyla buluşunca değmeyin keyfime:)
Zeytinyağında pişmiş yumurta, tabiki bol limonlu ve tabiki Bodrum usulü...
Her bir detayın özenle hazırlanmış olduğu bu masal bahçesinde kahvaltınızı yapmak isterseniz :
Bilgiler fotoğraftaki kartta mevcut efendim.
Mutlu, güzelliklerle dolu bir hafta dileğiyle.
23 Mayıs 2012 Çarşamba
PALAMUT ŞİŞ
Şimdi, şu anda, yazıya başlarken, neden balığın denizden çıkmış halini fotoğraflamadım diye hayıflanıyorum doğrusu.Bu balık ağlara takılmış ve yakalayan kardeş bizimle paylaşmayı uygun bulmuş.Ne enfes bir hediye.Çünkü bu palamut; beyaz palamut:) Yani...bence...palamutların kralı.
Palamutu fileto hazırlayıp, irice küpler halinde doğradık.
Sonra sakız ağacı dallarından hazırlamış olduğumuz şişlere dizdik.
Mangalı yakıp, şişleri üzerine yerleştirdik.
Onlar pişerken domates, soğan ve maydanozu doğradık.
Genişçe bir tabakta balıklarla harmanladık.En âlâsından zeytinyağı ve dalından kopardığımız limonla yemeğimizi tamamladık.
Eh yanına rakıyı arkadaş etmeseydik hem Bodrum küserdi bize , hem de palamut.Lezzete ve sağlığa deyip; happur huppur, happur huppur ( minyatür hanımın tabiri) yedik afiyetle.Bu güzelim manzara eşliğinde.
NOT: Yazımda çoğul ifade kullanmamın nedeni benim eşime yardım ediyor oluşumdandır.Bu yemeğin ustası o, yardımcısı bendim :)
Yazar caferengigul.blogspot.com
14 Mayıs 2012 Pazartesi
ZAMAN MI DURDU ?
Blogda zaman 9 Nisan' da takılıp kalmış.Sanki hayat durmuş.Sahi durdu mu hayat , takvimden yaprakların gün be gün eksilmesine inat.
Hızlı geçen günler, hayat rutinimin bozulması ve elimin klavyenin tuşlarına dokunmak istemeyişi...Aslında duran hayat değil...ruhum durdu sanki...sanki bir yorgunluk çöktü üzerime...bir tembellik hali...boşvermişlik...bahar mı tüm bunların sorumlusu yoksa?Eh bir açıklaması yoksa ruhun durgunluğunun, günah keçisi hazır beklemekte bahçenin bir köşesinde: bahar yorgunluğu kisvesinde:).Her durumun bir açıklaması olsun isteyen insan özelliğime inat, yok işte bazı durumların bir sebebi.Dünya saatinin hızla akışına inat, donakaldı ruh saatim.
yağmurlar yağdı... aklım damlalara takıldı, süzülüp aktı...
Bulut oldum , dışından baktım zamana...
Tül kanatlarını yüreğim saydım.Baktım, baktım, bakakaldım.
Hanımelinin kokusuydu ruhumu canlandıran belki de, kimbilir...
Ve bana sıkı sıkı sarılan şero, canıımm.
Çiçek kokulu ve mutlu bir haftaya merhaba : ) .
9 Nisan 2012 Pazartesi
KÖRİLİ TAVUK ÇORBASI
Hava yağmura döndü sanki.Yağmalı, yağmalı ki toprak kurumasın.Yeşil ve renkli görüntü devam edebilsin.Türkiye' nin bir çok yerinde henüz havalar ısınmamış olsada Bodrum artık yaza merhaba demek üzere.
Varlıklarını ve güzelliklerini yağmura borçlu olanlar...
Kardeşimin kapı önü çiçeği. O kadar çok ki üstünde çiçek, yapraklar görünmüyor:)
Olur da biraz serinlik çökerse havaya, çorbanız hazır olsun diye hemen geçelim tarife.
Malzemeler
- 1 adet tavuk göğsü
- 1 kahve fincanı pirinç
- 1 çay bardağı sıvı krema
- 1 litre su
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı köri
- karabiber, pul biber(acı), tuz
Yapılışı
- Tavuk göğsünü 1 litre su da haşlayın.İster doğrayarak, isterseniz elinizle küçük küçük parçalara ayırın.
- Haşlama suyuna ufalamış olduğunuz tavukla birlikte yıkanmış pirinçleri ekleyip, pirinçler pişene kadar kaynatın.
- Baharatlarını ekleyin.Su kaynayarak azalacağı için sıcak su ekleyebilirsiniz.
- Ocağı kapatıp krema ve zeytinyağını ekleyip karıştırın.
- Limonla servis yapın.Afiyet olsun.
4 Nisan 2012 Çarşamba
ISPANAK SALATASI
Malum yaz geliyor ve herkes zayıflama telaşında.Eh bizde aynı durumdayız.Bir kaç kilo fazlamızı vermek adına porsiyon azaltması yaptık ve bazı akşamlarda salata yemeye başladık.Ben bu salatayı eşimden öğrendim ilk tanıştığımız zamanlarda ve çok hoşuma gitti.Ispanak sevmeyen çocuklar için de bir alternatif olabilir bence.
Bu da uzun uzadıya anlatılacak tariflerden değil.Kısaca malzemeleri yazalım:
- ıspanak
- taze soğan
- domates
- çökelek
- zeytinyağı
- birazcık da yağlı zeytin
- limon
Malzemelere miktar yazmadım, size kalmış.Yeşillikleri güzelce yıkayın ve irice doğrayın.Domatesi doğrayın ve ekleyin.Çökelek, yağlı zeytin ve zeytin yağını da ilave edip karıştırdınız mı salatanız hazır demektir.Limon sıkmayı unutmayın.Afiyetle tüketin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)